MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2010
NUMARASI : 2009/247-2010/815
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ketmi verese hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ise tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu 9 parsel sayılı taşınmazın 5749 ada 1 ve 2 parsel ile 5781 ada 5 ve 7 sayılı parseller olmak üzere dört adet parsele revizyon gördüğü, bunlardan 5749 ada 2 parsel ile 5781 ada 5 parselin davalı E. Ç. adına kayıtlı iken dava açılmadan önce 25.08.2006 ve 23.2.2006 tarihlerinde dava dışı şahıslara satıldığı, diğer 5749 ada 1 parsel ile 5781 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarda ise davalıların paylarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller ve dosya içeriğinden; davaya konu 1240 ada 9 parsel sayılı taşınmazda 17/72 pay maliki E. G.'in 16.07.1988 tarihinde ölümü ile Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08.04.2003 tarih ve 2003/485 E - 410 K sayılı veraset ilamı uyarınca 29.04.2003 tarihinde davalılar adına intikal ettirilip, aynı işlemle davalı H. S.'nın payını diğer davalı E. Ç.'e satış suretiyle temlik edildiği, 1240 ada 9 parsel sayılı taşınmazda davalı E. Ç..901/2016 pay sahibiyken imar uygulaması ile 5749 ada 1 ve 2 sayılı parseller ile 5781 ada 5 ve 7 numaralı parsellerin oluştuğu, bu taşınmazlardan 5749 ada 2 parselin tamamı ve 5781 ada 5 parseli de 276/2400 payın davalı E. adına tescil edildiği, diğer iki parselde davalıların paylarının bulunmadığı, davalı E.'in 2 parsel ve 5 parseldeki payını dava tarihinden önce üçüncü şahıslara sattığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından sunulan Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.1988 tarih ve 1988/938 E - 1073 K sayılı veraset ilamından davalıların murisin tek mirasçıları olmadığı, davacıların da mirasçı oldukları anlaşılmaktadır. Ne varki; imar uygulaması sonucu oluşan parsellerden davalı E. Ç. adına kaydedilen 2 parselin 25.08.2006 tarihinde 5 parseldeki 276/2400 payın ise 23.02.2006 tarihinde devredildiği sabit olmakla, tapu iptal ve tescil isteminin sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları doğru değildir, reddine.
Ancak, davacılar dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil isteği yanında bu istek kabul edilmediği takdirde tazminat isteğinde de bulunmuşlardır. Davacıların istemi terditli olup, mahkemece asıl talebin yerinde görülmemesi halinde ikinci talebin incelenerek bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada, asıl talep pasif husumet bakımından yerinde görülmemiş, terditli tazminat talebi hususunda ise inceleme yapılmamış, bu yöne ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar da verilmemiştir. Mahkemece, tazminat talebi konusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları doğrudur. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy