MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2012
NUMARASI : 2012/44-2012/110
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, birleşen tazminat davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı-davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, birleşen tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar birleşen tazminat davası bakımından birleşen dosya davalısı K.İ.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu 7 parsel sayılı taşınmazın 29.09.1995 tarihinde satış suretiyle tapuda davacı-davalı K. İ. adına kayıtlı olduğu, davalı M. M.’ın kayıttan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı K.taşınmazı satın aldıktan sonra Almanya’dan gönderdiği paralarla davaya konu 1.ve 2.kat inşaatlarının yapıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, davalı ve birleşen dosya davacısı M. ise davacı ile aralarında yaptıkları sözlü anlaşma uyarınca D..’da eşine kalan taşınmaz hissesini davacıya bırakmasına karşılık, davacının da kendisine davaya konu taşınmazın 1. ve 2.katlarını bıraktığını, bu kısımların kendisi tarafından yapıldığını, bildirerek tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacı tanıkları ve davalı tanığı H.Ç. beyanlarından, taşınmaz satın alındığında zemin kat ve zemin üstü 1.katın kaba inşaatının mevcut olduğu, davalı M.iddiasının aksine 1.kat inşaatının davacı K. tarafından H.’ye gönderilen paralarla tamamlandığı, bu aşamadan sonra 2.kat inşaat yapım işinin M.usta isimli kişiye devredildiği ve onun tarafından tamamlandığı, davacı K. vekili tarafından dosyaya sunulan banka havale dekontuna göre M. D. isimli şahsa da Almanya’dan para gönderilmeye devam edildiği görülmektedir.
Davalı tanıkları inşaat yapım aşamasında M.ve eşini çalışırken gördüklerini, Almanya’dan para gelip gelmediğini bilmediklerini söylemişlerdir.
Bilindiği gibi taşınmaz mülkiyetini nakleden sözleşmeler TMK.nun 634. BK.nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26 maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmaları gerekir. Bundan ayrı davalı M.’in davacı ile aralarında sözleşme yapıldığına ve D.’da eşine isabet eden taşınmaz hissesinin davacıya devredilmesine, karşı davaya konu taşınmazın 1.ve 2.katının kendisine bırakıldığı iddiası HUMK.nun 288 ve HMK.nun 200/1 maddeleri uyarınca belge ile ispatı gereken hususlardandır. Davalı M. tarafından ispata ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı gibi 1.ve 2.katın davalı M.’e bırakıldığının kabulü halinde, davacı K. tarafından inşaatın yapımında kullanılmak üzere yüklü miktarda para gönderilmiş olması da hayatın olağan akışına ters düşmektedir.
Bu nedenlerle birleşen tazminat davasının kanıtlanamaması sebebi ile reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece farklı düşünce ve yazılı gerekçe ile deliller farklı değerlendirilerek kabule karar verilmiş olması isabetsiz, davacı ve birleşen dosya davalısı Kamil İlhan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.