MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2011
NUMARASI : 2011/403-2011/395
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesine, baz istasyonunun kaldırılmasına ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca elatmanın önlenmesine, baz istasyonunun kaldırılmasına ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içerği ve toplanan delillerden; dava konusu İmam odası ve kurs binası nitelikli 293m2 alanlı, 14946 ve avlulu camii nitelikli, 558 m2 alanlı 14947 parsel sayılı taşınmazların davacı Yıldırım Beyazıt Camii Koruma ve Geliştirme Derneği adına kayıtlı olduğu, davalı şirketin mülkiyetten ya da kayıt maliki ile arasındaki herhangi bir hukuksal ilişkisinden kaynaklanan bir hakkı bulunmaksızın camii minaresine anten ve binaya kabin yerleştirmek suretiyle baz istasyonu kurduğu, davalının davacı ile ilgisi bulunmayan dava dışı Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfı ile yaptığı sözleşmenin davacıyı bağlamayacağı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve istekle bağlı kalınarak ecrimisilin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı şirketin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Davacının ve davalının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Ancak bilindiği üzere; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413 ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (04.03.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanunu'nun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Somut olayda; elatmanın önlenmesi, yıkım ve 10.000,00 TL ecrimisil istenilmiş, taleple bağlı kalınarak bu bedele hükmedilmiştir.O halde elatmanın önlenmesi ve yıkım yönünden yukarıda değinilen ilke ve yasal düzenlemeler gözardı edilerek taşınmazın tamamı esas alınmak suretiyle ve istekle bağlı kalındığı bildirilen ecrimisil üzerinden harç alınarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca; 14946 ve 14947 parsellerin çekişme konusu olan bölümlerinin değeri ile, baz istasyonunun değeri ve hüküm altına alınan ecrimisil bedelinin dava değeri olarak belirlenmesi, belirlenen bu toplam değer üzerinden harç ve avukatlık ücreti alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.7.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy