MAHKEMESİ : AYAŞ(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2012
NUMARASI : 2010/217-2012/14
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan B... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, yaşları küçük olduğu dönemde anneleri olan davalı M...’in babalarından intikal eden 997 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını velayet görevini istismar ederek davalılara temlik ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada velayet yetkisinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, 18.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi hükmü gereğince Aile Mahkemelerinin; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Üçüncü Kısım (118 ila 395. maddeleri) hariç olmak üzere” İkinci Kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin karara bağlanmasıyla görevli olduğu tartışmasızdır.
Bilindiği üzere, görev kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece davanın her aşamasında ve re’sen (kendiliğinden) gözetilmesi gerekli bir usul kuralıdır.
Bu yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davadaki iddia ve isteğin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. Kitabının 2. Kısmının 7. Ayrım başlığını taşıyan “çocuk malları” ile ilgili bölümünde (Türk Medeni Kanununun 352 ila 363.maddeleri) düzenlendiği görülmektedir.
O halde mahkemece, 4787 Sayılı Yasanın 2. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle, müstakil bir Aile Mahkemesinin varlığı halinde görev yönünden ret kararı verilmesi, aksi takdirde davaya Aile Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken, genel mahkeme sıfatı ile yazılı biçimde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Davalılardan Baki’nin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.112012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy