MAHKEMESİ : HARRAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2012
NUMARASI : 2010/265-2012/35
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi,duruşma isteği değerden ve pul yokluğundan reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların ve davalının eşi İsmail’in miras bırakanı O... G...’ün; maliki olduğu 143 ada 1 ve 186 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarını vekili aracılığıyla 05.03.2002 tarihinde ve satış suretiyle dava dışı H... Ç...’ya temlik ettiği; 143 ada 1 sayılı parselin ifrazıyla oluşan aynı ada 2 sayılı parsel ile 186 ada 3 sayılı parselin ifrazıyla oluşan aynı ada 4 sayılı parselin H... Tarafından 21.06.2007 tarihinde A... D...’ye, 17.07.2007 günü A... B...’a, 15.01.2008 tarihinde E... A...’ya, E... Mirasçıları tarafından da 24.12.2008 tarihinde davalıya aynı yolla devredildikleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından anılan 1 ve 3 sayılı parseller hakkında H... Ç... Aleyhine, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak 17.09.2002 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda Harran Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2006 tarih ve 2005/209 esas, 2006/180 karar sayılı “miras bırakanın işlem tarihinde hukuki ehliyetine haiz olduğu” gerekçesiyle verilen davanın reddine dair kararının deracattan geçmek suretiyle 16.05.2007 tarihinde kesinleştiği; bilahare davacıların aynı parseller hakkında ve aynı kişi (H... Ç....) aleyhine bu kez muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak 03.07.2007 tarihinde açtıkları tapu iptali ve miras bırakan adına tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli davanın, yukarıda söz edilen mahkeme kararı gerekçe yapılmak suretiyle kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen Asliye Hukuk Hakimliği’nin 20.09.2007 tarih ve 124-193 sayılı kararının tebliğe çıkmadığı ve henüz kesinleşmediği görülmektedir.
Eldeki davada da davacılar, aynı taşınmazlar hakkında davalı aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlar; mahkemece de yukarıda belirtilen kararlar kesin hüküm olarak nitelendirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davacıların açtıkları ilk dava ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olup, eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturmayacağı gibi; muris muvazaasına dayalı olarak ilk ele karşı açtıkları diğer dava da, kendisine husumet yöneltilen kişinin (H...’in) anılan davanın açıldığı tarih itibariyle kayıt maliki olmadığından, o davada verilen kararın eldeki davayı bağlamayacağı da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilerinin toplanarak işin esasın incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.