MAHKEMESİ : BORÇKA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2011
NUMARASI : 2010/128-2011/143
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalıya ait baz istasyonunun insan ve çevre sağlığına zarar verdiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılardan M..'in evinin baz istasyonuna uzak mesafede olduğu gerekçesiyle adı geçen davacının davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve baz istasyonunun kaldırılması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacı M..'in davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesindeki iddianın içeriği ve niteliği dikkate alındığında, taraflar arsındaki uyuşmazlığın TMK'nun 737 ve devam eden hükümlerinde öngörülen komşuluk hukukundan kaynaklandığı açıktır.
Hemen belirtilmelidir ki, baz istasyonu adı verilen tesislerin işletilmesi sonucu geniş halk kitlelerine yarar sağlandığı ve hizmet verildiği kuşkusuzdur. Ancak, bu yararın sağlanması karşılığında kişilerin zarar görmesi de kabul edilemez. Buna göre, hizmetten elde edilen yarar ile bunun karşısında verilen zararın değerlendirilmesinde zorunluluk vardır.
Öte yandan, hiçbir hizmetin karşılığı olarak insanın sağlığını yitirmesi uygun bir sonuç olarak kabul edilemez. Öyle ise, böyle bir tehlikenin varlığının saptanması halinde gerekli önlemlerin alınmasının zorunlu ve kaçınılmaz olduğu da tartışmasızdır.
Konu ile ilgili ''Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü Ve Denetimi Hakkındaki Yönetmelikte'' bir kısım usul ve esasa dair düzenlemelere yer verilmiş olup, Yönetmeliğin 12. maddesinde ölçüm yapacak personelin nitelikleri belirtilmiş ve 11. maddesinde de ölçümde kullanılacak cihazların neler olacağı ile nitelikleri ve özellikleri sayılmıştır.
Somut olaya gelince, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü Ve Denetimi Hakkındaki Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen nitelikleri haiz bilirkişilerin ve uzun süreli radyasyona maruz kalmanın insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda görüş bildirebilecek uzman kişinin de aralarında yer aldığı bilirkişi heyeti ile birlikte yeniden keşfe gidilerek anılan Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen ölçüm cihazları vasıtasıyla gerekli ölçümlerin yapılması, raporların alınması ve toplanan tüm deliller yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı şirketin temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.