MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 2188 ada 118 parsel sayılı taşınmazdaki 13 nolu bağımsız bölümün, davalı ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak davalı ...'a satış yoluyla temlik edildiğini; ...'ın da diğer davalı ...'ye aynı şekilde devrettiğini; davalıların, el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar; davalı ..., birleştirilen dava ile çekişmeli bağımsız bölümün davacı ... tarafından haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı karşı davacı ... vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, gerek dava dilekçesi içeriği, gerekse iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle asıl davada, taraf muvazaası hukuksal nedenine değil, davacı tarafından davalılardan ...'a çekişmeli bağımsız bölüm üzerinde ipotek tesisi ya da değeri ile satılması konusunda verilen vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı; buna göre, taşınmazın el değiştirdiği tarihlerin birbirine çok yakın olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile akitlerde gösterilen satış bedelleri arasında açık fark bulunduğu, davalılar... ve...'ın iddiayı doğrular biçimdeki beyanları, davalı son kayıt maliki ...'nin taşınmazı satın almasına karşın davacının taşınmazı kullanmasına dava tarihine kadar ses çıkarmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği olguları gözetildiğinde, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri sonucuna varılmakla; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlandığı ve ikinci el durumundaki davalı ...'nin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varıldığından, bu gerekçeyle asıl davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve asıl dava kabul edilmiş olmakla
karşı davanın reddine karar verilmiş olması da doğru olduğuna göre; davalı-karşı davacı ...'ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.447.85.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...'dan alınmasına, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy