MAHKEMESİ : KIRIKHAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2012
NUMARASI : 1999/322-2012/111
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve eski hale iade davası sonunda, mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptali ve eski hale iade isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı Hazinenin, çekişmeli 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarda Suriye uyruklu M.H.'nin payının ölümünden sonra intikalen mirasçıları olarak davalılar adına tescil edildiğini; M. H.'ye ait iki farklı veraset ilamı bulunduğudan, veraset ilamlarının iptali için dava açıldığını ileri sürerek, davalılar adına tapu kaydının iptali ile eski hale iadesi isteğiyle eldeki davayı açtığı; davacı Hazine tarafından açılan verasetin iptali davasının İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/1174 esas, 2007/881 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği; Suriye uyruklu M. H. 'nin çekişmeli taşınmazlardaki payının mirasçıları olarak davalılar adlarına intikalen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 15.6.1927 tarihinde yürürlüğe giren 1062 sayılı Yasa ile Bakanlar Kuruluna karşılık (mukabele-i bilmisil ) olarak bir devletin vatandaşlarının Türkiye'deki malları üzerindeki tasarruflarını kısmen veya tamamen tahdit veya onlara elkoyma yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kurulunca, bu yasaya uygun olarak Suriye uyruklu kişiler hakkında 13.01.1939 tarih, 2/10250 sayılı kararname çıkarılarak, taşınmazlarını başkalarına devretmeleri ve üzerine ipotek koydurmaları yasaklanmıştır.14.02.1942 tarih, 2/17317 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile muvazaalı temliklerin önlenmesi yönünden, Suriye uyruklu kişilerin borçlarından dolayı malları üzerinde haciz konarak satışların yapılabilmeside yasaklanmaştır. 18.11.1957 tarih 4/9697 sayılı kararname ile de Suriye uyrukluların paydaşı olduğu taşınmazların rızaen taksimleri yasaklanmış,ancak, mahkeme eliyle şuyuun izalesine imkan verilmiştir.17.10.1966 tarihinde yürürlüğe giren 01.10.1966 gün, 6/7104 sayılı kararname ilede Suriye uyrukluların mallarına Devletçe el konulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm bu düzenlemelere göre, Devlet, Suriye uyrukluların taşınmazlarına sahip çıkmış, özel şahıslara malikin iradesi veya iradesi dışında geçmesi önlenmiştir.Suriye uyrukluların mallarının mülkiyeti 1966 tarihine kadar devlete geçmemiş ise de, devletin vaziyet ettiği, hakimiyeti altında bulundurduğu açıktır.
O halde, 1062 sayılı Yasanın 1. maddesinin Suriye uyruklu şahısların taşınmazlarının miras yoluyla intikaline engel teşkil etmediği kuşkusuzdur. Aksi düşünce, Anayasanın tanıdığı mülkiyet ve miras hakkına aykırılık teşkil eder.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy