MAHKEMESİ : ÖDEMİŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2012
NUMARASI : 2010/369-2012/119
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, tazminat olarak ecrimisil isteklerinin kabulüne, manevi tazminat isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece; elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, tazminat olarak ecrimisil isteklerinin kabulüne, manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan delillerden davacının paydaşı olduğu 126 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 212.54 m²'lik bölümüne komşu 122 sayılı parselin paydaşı olan davalılar tarafından yol olarak kullanılmak suretiyle müdahale edildiği saptanarak elatmanın önlenmesine, bilimsel verilere uygun olarak hesaplanan ecrimisilin kabulüne ve manevi tazminat isteğinin reddine ve reddedilen manevi tazminat üzerinden davalılar yararına harcın tamamlandığı da gözetilerek nispi avukatlık ücreti taktir ve tayin edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı yanın "manevi tazminat isteğinin reddine" değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile aleyhindeki bu hükmün ONANMASINA,
Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesi gerektiği, buna bağlı olarak da HUMK'nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminat toplamından (04.03.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin olup nispi harca tabi olduğu gözetilerek çekişmeye konu taşınmazın dava tarihindeki değeri ve kabul edilen ecrimisil miktarı üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi de gözardı edilmeksizin, nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde sadece ecrimisil değeri üzerinden davacı yararına avukatlık parasına karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy