MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 411 parsel sayılı taşınmazda davalı ile verasete iştirak halinde malik olduklarını ve her bir paydaşın kullandığı yerin belirli olduğunu,davalının payına isabet eden kısma tarım yapmak suretiyle müdahale ettiğini, payından fazla yer kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve muhdesatın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, rızai taksim yapılmadığını, davacının da zeminde kullandığı yer olduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, paydaş olan davalının payından fazla yer kullandığı, davacının da zeminde kullandığı yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava; paydaşlararasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 688. maddesi ve takip eden maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle çekişmeli taşınmazda davacının da kullandığı yerin varlığı saptanmak, davacı bakımından intifadan men olgusunun gerçekleşmediği olgusu mahkemece de benimsenmek suretiyle davanın reddedilmiş olmasında bir isbabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, dava 9.000,00.-TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, çekişme konusu bağımsız bölümün keşfen değeri 21.361,00.-TL olarak saptanmış, eksik harç ikmal edilmemiştir. Dava reddedildiğine göre davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına, keşfen belirlenen dava değeri üzerinden yargılama sırasında harcın ikmal edilmediği gözetilerek "dava dilekçesinde gösterilen ve harcı tamamlanan değer üzerinden" karar tarihinde yürürlükte bulunan...’nin 6. maddesindeki düzenleme uyarınca avukatlık ücreti taktir edilmesi gerekirken "harcı tamamlanmayan keşfen belirlenen değer üzerinden" fazla avukatlık parasına karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne varki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendindeki; “ Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dava konusu olan taşınmazın değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ... gereğince taktir edilen 2.563,37.-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine " Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde gösterilen değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan... gereğince taktir edilen 1.080,00.-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy