MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar ve asli müdahil, miras bırakan...'ın 321, 1734 ve 2255 parsel sayılı taşınmazları mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu davalıya ölünceye kadar bakma koşuluyla temlik ettiğini, bakım ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “somut olayda; davacıların miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteği ile eldeki davayı açtıkları, diğer mirasçıların miras paylarını dava konusu yapmadıkları, asli müdahil Hanife'nin dava konusu yapılan, davacıların miras paylarında hakkının olduğunu ileri sürmeyip, kendi miras payı için tapu iptal ve tescil isteği ile davaya müdahil olmak istediği göz önüne alındığında, dava konusu yapılmayan hak ve şey üzerinden davaya asli müdahil sıfatıyla katılabilme imkanı bulunmadığı açıktır. Bu sebeple, ...'ın asli müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan; miras bırakanın 1917 doğumlu olduğu, Ölünceye Kadar Bakma Akdi yapılmadan öncesinden itibaren (1964 yılından itibaren) öldüğü 2000 yılına kadar davalı tarafından bakıldığı, miras bırakan tarafından bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasıyla da bir dava açılmadığı, murise ait temlik dışı 1224 parselin değerinin belirlendiği, ancak paydaşı olduğu 6194, 6196 2954 ve 4320 parsellerde kayıtlı taşınmazlarla ilgili değerlendirme yapılmadığı, buna rağmen temlikin makul sınırlar içinde kaldığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, dolayısı ile muvazaalı olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve asli müdahil tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.03.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ..., davacı ... ile temyiz edilen vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenlerden alınmasına ve aşağıda yazılı 3.15.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy