MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/06/2011
NUMARASI : 2009/916-2011/462
Yanlar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu,açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Esasen hükmüne uyulan bozma kararında “....öte yandan, çekişmeye konu baz istasyonunun konumu itibariyle insanların yoğun olarak yaşadıkları ve hayatlarını sürdürdükleri yer içerisinde kurulduğu sabittir. Öyleyse, bundan kaynaklanacak sorumluluğun kusura dayanmayan tehlike sorumluluğu olduğu gözetildiğinde, tesisin bulunduğu ve kurulduğu yer bakımından uzun sürede kişi ve çevreye zarar verip vermeyeceği üzerinde de durularak daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulmasının mümkün olup olmadığı...” hususlarına değinilmiş olup, o halde oluşturulan bilirkişi heyetinde insan sağlığından anlayan doktor bilirkişiye de yer verilmek suretiyle araştırma ve inceleme yapılması gerekeceği açıktır.
Diğer taraftan, çekişmeye konu baz istasyonu kurulan yeri, davacı derneğin kiraya vermek suretiyle kullandırdığı ve TMK'nun 683 maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkının da bulunduğu gözetilerek, baz istasyonu tesisinin mülkiyet hakkı bakımından davacıyı ne derece bağlayacağı yönünde mahkemece araştırma ve inceleme yapılarak değerlendirilmesi gerekeceği de tartışmasızdır. Ancak, Mahkemece bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen niteliklere haiz bilirkişiler ile uzun süreli radyasyona maruz kalmanın insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda görüş bildirebilecek sağlıkçı bilirkişinin yanı sıra, gerekli ölçüm ve kroki hazırlaması bakımından harita mühendisi veya fen elemanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde yeniden keşif yapılması ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü ( 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla ) 1086 Sayılı HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy