MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2011
NUMARASI : 2010/478-2011/96
Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde, temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 115 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olup, tarafların Ankara 11. Aile Mahkemesinin 09.03.2007 tarih 2007/267 E. -237 K. sayılı kararı ile boşandıkları ve boşanma kararına göre davalı adına kayıtlı olan 115 ada 16 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin 2007 yılının Haziran ayının sonuna kadar davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığı ve kararın 11.04.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının ise eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen belgelerden Alman uyruklu olduğu görülmektedir.
Davacı, boşanma ilamında devri kararlaştırılan, davaya konu taşınmazın davalı tarafından devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, 2644 sayılı Kanunun 35. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildikten sonra, 29.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5444 sayılı Kanunun 1. maddesi ile yeniden düzenlenmiş, daha sonra aynı Kanunun 35. maddesi 03.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilmiştir.
Her ne kadar davanın açıldığı tarihte 2644 sayılı Kanunun 35. maddesinde değişiklik yapan 6302 sayılı Kanunun 1. maddesi yürürlüğe girmemiş ise de, 6302 sayılı Kanun kamu düzenine ilişkin hükümleri içerdiğinden kesinleşmemiş davalara uygulanması zorunludur.
Hal böyle olunca, 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesinde değişiklik yapan 6302 sayılı Kanunun 1. maddesindeki hükümlerin eldeki dava açısından değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla ) HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.