MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davalının, içerisinde davacının bağımsız bölümünün de bulunduğu 193 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ortak kullanım alanında bulunan kulübeyi haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandığı keşfen saptanarak yapının yıkılması suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi, davacı sıfatı bulunmayan site yöneticisi 'ın karar başlığında davacı olarak yazılması sonuca etkili olmadığından davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ne var ki; mahkemece, davalıya yapıyı yıkıp el atmanın önlenmesine son vermesi için 45 gün süre verilmesine karar verilmiş ise de bu husus kararın infazı aşamasını ilgilendirdiğinden hüküm kısmında yer alması doğru değildir. Ancak anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün 2. fıkrasında yer alan "Bunun için davalıya 45 gün süre verilmesine" ibaresinin hüküm metninden tamamen çıkarılmasına ve davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.