MAHKEMESİ : SUNGURLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2012/320-2013/143
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu,açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 672 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,davalı tarafından taşınmaz üzerine samanlık yapılıp kullanıldığı,davacının çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli neden olmaksızın müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının ise harici satın alma savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece davalının savunması doğrultusunda delilleri toplanmamış, harici satın almaya yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanununun 706,6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237 (818 sayılı Borçlar Kanununun 213) ve Tapu Kanununun 26. maddeleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Anılan hükümler karşısında harici satışa değer verme olanağı yoktur.Ancak, harici satışın kanıtlanması halinde satın alana kişisel hak sağlayacağı ve bu kişisel hakkın da TMK.nun 994. maddesinde öngörülen hapis hakkı olacağında kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; tarafların tüm delillerinin toplanması,10.7.1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilerek harici satın almaya yönelik savunmanın değerlendirilmesi, usulunce kanıtlanması halinde sözleşmesinin lehtarına hapis hakkı sağlayacağı düşünülmek ve Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü de dikkate alınarak satış bedeli yönünden hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne;davalının kötüniyetli sayılamayacağı düşünülerek ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de,her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlı olup,dava tarihine kadar tahakkuk eden alacak miktarı dava edilebileceğinden davadan sonraki zaman için ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy