MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak açtığı tescil davası sırasında kardeşi olan davalının müdahil olduğunu ve dava konusu 100 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, vekil eliyle davayı takip ettiği için 35 yıl sonra durumu öğrendiğini, davalı adına oluşan tescilin hileli ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddiaların asılsız olduğunu belirtip , davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescil işleminin muvazaalı ve hileli olduğunun ispatlanamadığı, kadastro tespitinin üzerinden de 10 sene geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun m. 12/3'de belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılmış bulunmasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy