MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2011/614-2013/178
Yanlar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 4796 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davacının 04.07.2002 tarihinde edindiği, 02.03.2011 tarihinde ise dava dışı kişilere temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının, kayden malik olduğu dönemde davalıların taşınmazından ana hat su borusu ve vana odaları geçirmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürürek, ecrimisil isteği ile eldeki davayı açtığı mahkemece, davacının taşınmazını üçüncü kişiye temlik ettiğinden artık kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Ne var ki, mahkemece eldeki davanın ecrimisil isteğine ilişkin olduğu gözardı edilip hukuki itilafın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Bilindiği üzere; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı karar.
Somut olayda; davacının talebi üzerine yapılan Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/25 ve 2010/88 değişik sayılı dosyalarında yapılan uygulamalar sonucunda davacının taşınmazından su hattının geçirildiği rapora ekli krokilerle sabittir.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteği yönünden yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek araştırma yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.