MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu dava konusu 1152 parsel sayılı taşınmazı, tefecilere olan borcu nedeniyle icra takibinden koruyabilmek amacıyla yeğeni olan davalıya tapuda satış gibi göstermek suretiyle 02/07/1999 tarihinde temlik ettiğini, gerçekte bedelsiz devir yapıldığını, haciz tehdidinin kalkması halinde mülkiyetin iade edilmesi konusunda anlaştıklarını, taşınmazı halen kendisinin kullandığını, davalının tapuda ferağ vermeye yanaşmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satış bedeline mahsuben davacının tefecilere olan borcunun 20.000,00 TL'sini ve diğer fer'i borçlarını ödediğini, taşınmazın.... Sanayi Bölgesi kapsamına alınması üzerine eldeki davanın açıldığını, öte yandan zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davacının taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunduğu, iddiasını 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.