MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 46 parsel sayılı taşınmazın davacıya, komşu 45 parsel sayılı taşınmazın ise kayden davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, maliki olduğu taşınmaza davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Gerçektende; davalının maliki olduğu 45 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı binanın 65.48 m² lik bölümü ile tandır olarak nitelendirilen yapının 12.15 m²lik kısmının davacıya ait parsele tecavüzlü olduğu keşif sonucu bilimsel verilere ve teknik usullere göre düzenlenen ve hükme yeterli olduğu anlaşılan bilirkişi raporu ile sabittir.
Ancak, davalı savunma yoluyla taşkın bölümün arsa bedeli karşılığı temliken tescilini istemiş, davacı da bu isteğe karşı çıkmamıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanununun 725.maddesinde yer alan taşkın yapılarla ilgili düzenlemede koşullarının varlığı ve gerçekleşmesi halinde temliken tescil isteğinin karşılanacağı kabul edilmiştir.
Ne varki, mahkemece savunma yoluyla getirilen bu istek üzerinde durulmamış, olumlu veya olumsuz bir karar oluşturulmamıştır.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy