MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, kamulaştırma davasında verilen yetki belgesine istinaden dava konusu taşınmazın tapu kaydında ....olarak görünen malik adının "..." olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın kanıtlanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tapuda isim düzeltilmesi davalarını açma yetkisinin tapu malikine ait olduğu, mahkemeden alınan yetkiye dayanılarak tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle dava açma yönünden ehliyeti bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, davacı, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/329 Esas sayılı dosyasında görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının yargılaması sırasında verilen yetkiye dayanarak tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi için dava açmış olup davanın doğru hasıma yöneltilebilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak sonuçlandırılabilmesi için mahkemeden alınan yetkiye dayalı olarak dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, tarafların delilleri değerlendirilerek davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy