...
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de, davacıların miras bırakanının dava dışı iki adet parseliyle birlikte dava konusu 129 ada 10, 112 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlarını 01.09.2006 tarihinde ve satış suretiyle davalı ...’e temlik ettiği, adı geçen davalının da çekişmeli taşınmazları 16.05.2007 tarihinde aynı şekilde diğer davalı ...’e devrettiği, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, "...davadaki isteğin davacıların miras payına yönelik olduğu, mahkemece de bu yönde hüküm kurulduğu halde, çekişmeli taşınmazların keşfen belirlenen değerinden davacıların miras payına isabet eden kısmı üzerinden harç ve davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği..." yolundaki Daire bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacılar yararına miras paylarına isabet eden değer üzerinden nispi vekalet ücreti tayin edilmesi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının 6 numaralı bendindeki "1.200,00TL" ibaresinin "14.415,56TL" şeklinde düzeltilmesine, davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy