MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 437 ada 47, 48, 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazları oğlu olan davalıya temlik ettiğini, davalı tarafından kandırıldığını ve işlemin hileli olarak gerçekleştiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacının halen çekişme konusu taşınmazların kayıt maliki olduğu, taşınmazların davalıya temlikine ilişkin işlem bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davanın kayıt maliki davalıya karşı açıldığı, işin esasının incelenerek iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda hile iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle çekişme konusu taşınmazların davalının hilesi ile temlikinin sağlandığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 512.20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davacı, aslında bağışlamak istediği çekişmeli taşınmazları davalının hilesi sonucunda tapuda satış gibi gösterilmek suretiyle davalıya temlik ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davacının iddiasından ve 30.05.2013 günlü yargılama oturumunda dinlenen davacı tanığı ...'ın yeminli beyanından da açıkça anlaşılacağı gibi davacı resmi akit düzenlenirken tapu sicil müdürü tarafından sorulması üzerine herhangi bir şart koymayacağını açıkça beyan etmiş, iradesine uygun olarak temlikleri gerçekleştirmiştir. Hileye düşürüldüğünden söz edilemez.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenlerle sayın Daire çoğunluğunun onama kararına katılmıyoruz.