MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ECRİMİSİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.04.2011 gün ve 2008/415 esas 2011/244 karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan 08.11.2012 gün ve 5969-12549 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine, birleşen dava ise, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda davacı ve davalıların paydaş oldukları, sunulan ifraz haritasının fenni sıhhate haiz olmadığı, davalılardan kaynaklanan davacı taşınmazına yönelik her hangi bir tecavüzün tespitinin mümkün bulunmadığı, tüm paydaşları bağlayıcı bir fiili paylaşımın olmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlatılması yoluyla gelen kayıt ve belgelerden; çekişme konusu 1400 parsel sayılı taşınmazda davacının ve davalı ... ile dava dışı bir çok kişinin paydaş oldukları, birleşen davanın davalısı olan ...’ın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, taşınmazın yargılama sırasında 21.02.2013 tarihinde imar uygulamasına tabi tutularak bir çok imar parselinin oluştuğu, oluşan 716 ada 5, 812 ada 1 sayılı imar parsellerinde yine davacı ile davalılardan ...’nin paydaş oldukları, birleşen davanın davalısı ...’ın imar parsellerinde de kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2002 tarihli, 1999/286 esas, 2002/21 karar sayılı kararı ile, dava dışı ... tarafından davalılar ..., ... ve Yusuf Gümüşsoy aleyhine açılan 1400 parsel sayılı taşınmaza elatnanın önlenmesine yönelik dava sonucunda, davacının 130 m² yerini davalılara satması nedeniyle tapunun davalılar adına tesciline, tarafların 05.02.2002 tarihli zapta geçen sulhe ilişkin beyanlarının tasdikine karar verildiği görülmektedir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 1400 parsel sayılı taşınmazdaki 30 nolu özel parsele davalıların bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı ..., dava konusu taşınmazda paydaş olduğunu, payına karşılık taşınmaza bina yaptığını, payına ilişkin bölümden 150 m2.lik yeri diğer davalı ...’e haricen sattığını, davacı payına müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ise, yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, elatmanın önlenmesi davası haksız elatan kişi aleyhine açılır.
Somut olayda, çekişmeye konu taşınmazda davacının ve davalı ...’nin paydaş olduğu, davalı ... ise kayıttan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, mahallinde yapılan uygulama sonucunda çekişmeye konu yapının davalı ...’e ait olduğu sabittir.
Ne var ki, çekişme konusu 1400 parsel sayılı taşınmaz hükümden sonra karar henüz kesinleşmeden imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar parsellerinin oluştuğu da açıktır.
Öyleyse, yeni oluşan mülkiyet ve geometrik hak durumuna göre çekişmeye konu olan binanın hangi imar parselinde olduğu keşfen belirlenerek, bilirkişilerden uygulamayı gösterir ve denetime elverişli rapor alınması, ondan sonra davalıların haksız kullanımının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekeceği açıktır. Diğer taraftan, sulh sözleşmesinin de şahsi hak doğuracağı ve kendi akidine karşı ileri sürülebileceğinde kuşku yoktur.
Değinilen bu hususlar karar düzeltme istemi üzerine bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu yönlere değinen karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, dairenin 08.11.2012 tarih, 2012/5969 Esas, 2012/12549 Karar sayılı kararının Ortadan Kaldırılmasına, yerel mahkemenin 21.04.2011 tarih, 2008/415 Esas, 2011/244 Karar sayılı kararının açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy