MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 338 ada 33 parsel sayılı taşınmazın ½ payının davalı ... tarafından 13.02.2007 tarihinde diğer davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, yapılan teftiş sonucu satışın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanuna aykırı olduğunun tespit edildiğini ve davalılara tebligat yapıldığını ancak davalıların kendilerine başvurmadığını ileri sürerek tapunun iptali ile payın eski malik davalı ... adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 5403 sayılı Yasanın açık hükmü karşısında bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde, payların satılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değer yönünden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, tapu sicil müdürlüğü tarafından, 5403 sayılı Yasaya aykırı şekilde işlem yapıldığı saptanmak ve kayıt maliki ...'nun her zaman ilgilileri aleyhine bedelden kaynaklanan dava açabileceği gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi ve işlemin tapu memurunun hatasından kaynaklandığı gözetilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğuna ayrıca her ne kadar karar başlığında davacı ve ihbar olunan isimleri hatalı yazılmışsa da bu hususun mahkemece düzeltilmesi her zaman mümkün olduğuna göre; tarafların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
-KARŞI OY-
Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde açılan davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde taşınmazın bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının bu talebi dikkate alınmamıştır. Öncelikle davalının talebi karşı dava niteliğinde olduğundan harcın ikmali için HMK 120. maddesi uyarınca süre verilmesi, harcın ikmal edilmesi halinde her iki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekirdi.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, onama doğrultusundaki sayın daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy