MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar ...,...., .... asıl ve birleşen davada; miras bırakanları ..., vekili....vasıtasıyla 240 ada 241, 242, 243, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazları ile 102 ada 35 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ....'ye, ...'nün de kötüniyetli olan diğer davalıya satış göstermek suretiyle temlik ettiklerini, devirlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bu hususun dava dışı bir kısım mirasçının açtığı ve dereceattan geçerek kesinleşen dava dosyası ile sabit olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişler, birleşen davanın davacılar ... ve ... ise, çekişmeli 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/221 esas, 2008/154 karar sayılı dosyasında muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabulle sonuçlanıp kararın kesinleştiğini, ancak davalı ...'nün taşınmazları davalı ...'e muvazaalı olarak temlik etmesi sebebi ile ilamın infaz edilemediğini ileri sürerek tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davacı ... bakımından mirasçı olmadığından davanın sıfat yokluğundan reddine; diğer davacılar yönünden ise, asıl dava ile 2009/245 esas ve 2010/274 esas sayılı birleşen davaların kısmen kabulüne; 2009/155 esas sayılı birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; ''... Hemen belirtilmelidir ki, asıl davanın davacıları.... ve ...tarafından davalı ... aleyhine açılan çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilerek, davada vekille temsil olunan davalı ... yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin olumsuz dava şartı olduğu gözetilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine birleşen davada davacılar .... ve...'nin, davalı ... aleyhine çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açtıkları davanın, anılan taşınmazın tapu sicil kaydının davalı ... adına olmayıp, halen ...
üzerinde bulunduğu saptanarak davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, keza, davada husumetin dava şartı olması nedeniyle yukarıda değinildiği gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi hükmü uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine birleşen davada davacılar ... ve...'nin davalı ... aleyhine çekişme konusu 240 ada 240, 241, 242, 243, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açtıkları davada, çekişmeli bu taşınmazların önceki maliki... aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açmış oldukları tapu iptal ve tescil davası sonucu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.5.2008 günlü, 1994/221 esas ve 2008/154 sayılı kararıyla davanın kabul edilerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verildiği ve derecattan geçmek suretiyle 18.06.2009 tarihinde kesinleştiği, ancak, taşınmazların Daire onama kararından sonra ... tarafından davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiği, son çap kayıtları dosyada mevcut olmadığından karar düzeltme isteği reddedilerek kararın davalı ... hakkında kesinleştiği, tüm dosya kapsamından, davalı ...'in...'nün yakın arkadaşı olup, ayrıca anılan davada, davalı tanığı sıfatıyla beyanda bulunduğu, değerler arasında aşırı fark bulunduğu, ödemeye ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği olguları gözetildiğinde, davalı ...'in 4721 sayılı TMK'nin 1024. maddesi gereğince muvazaalı işlemi bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup, edinmesinde iyiniyetli olmadığı, TMK'nin 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı saptanarak, çekişmeli 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar ... ve...'nin miras payları yönünden davanın kabul edilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki; 03.10.1994 tarihinde açılan .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşen 1994/221 esas sayılı davada 240 ada 240 ila 245 sayılı parsellere ilişkin olarak kadastro tespit tarihinden önce ölen murislerinden kalan tereke üzerinde davacılar ... ve ... tarafından kendi miras payları yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, davacılar... ve ...'ın miras paylarına yönelik bir istekte bulunulmadığı başka bir ifade ile bunların paylarının dava konusu yapılmadığı ve bunların payına ilişkin bir hükümde kurulmadığı ve murisin tespit tarihinden önce öldüğü gözetildiğinde, eldeki davaya konu ettiği paylar yönünden tutanağın kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı 12.10.2009 tarihi itibariyle adı geçen davacılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gözetilerek... ve diğerlerinin bu parseller bakımından davalarının hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı'' hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davalılar ..., ..., ... ve ...'un 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalarının 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacılardan ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.