MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : GAİPLİK VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 10 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan ....'nin bulunamaması sebebi ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1999/67 esas, 2000/572 karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasında 3561 Sayılı Yasa uyarınca ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini ve taşınmaz hakkında taşınmazın satışına karar verildiğini, satış memurluğunun 2004/17 nolu dosyası ile satışın gerçekleştirildiğini, ihale neticesinde Hüseyin oğlu ....'nin payına isabet eden bedelin bankaya yatırıldığını, 10 yıllık kayyımla idare süresinin dolduğunu ileri sürerek, TMK'nın 588. maddesi gereğince satış dosyasından kayyım hesabına intikal eden taşınmaz bedelinin Hazine'ye intikaline, anılan kişilerin gaipliğine karar verilmesine ve kayyım olarak atanan ... Deftardar'ının kayyımlık görenin sona erdirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, ... olarak görülmüştür.
Mahkemece, hakkında gaiplik kararı verilecek kişilerin nufus kayıtlarına ulaşılmadığı, kimliklerinin açıkca tespite yarayacak her hangi bir bilgi ve belgenin de ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, TMK'nın 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve malvarlığının Hazine'ye intikali isteklerine ilişkin olup, hasım gösterilmeden açılmıştır.
Mahkemece, gaipliği istenen kişilerin kim olduğunun belirli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 752 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1999 yılından beri kayyım ile yönetildiği, davanın ... olarak görülüp karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen Türk Medeni Kanunundaki ilgili hükümleri ile 3561 sayılı yasa hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla kayyım hesabına intikal eden, taşınmaz bedelinin Hazine'ye intikali talepli bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır. Bu durumda husumetin kayyıma yönetilmediği, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddinin gerektiği kuşkusuzdur. Yerel mahkeme kararı bu nedenle yerinde olup sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy