MAHKEMESİ : MALATYA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2012
NUMARASI : 2012/1273-2012/1431
Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, maliki olduğu dava konusu 131 parselin tapu kaydında H.oğlu E. O.olan adının sehven H.. kızı Y.O.ve H.kızı E.O., dava konusu 2183, 2199 ve 2193 parsellerde ise H.oğlu E. O.. yazıldığını ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Davaya konu 2183, 2199 ve 2193 parseller bakımından yapılan araştırma sonunda davacının kayıt maliki olduğu belirlenmek suretiyle bu parseller bakımından yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı tarafın öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak 131 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 131 parselin kadastro öncesinde tespit dayanağı tapu kaydına istinaden İ..oğlu M.. adına tapuda kayıtlı iken yapılan rızai ve harici taksimler neticesinde G..oğlu H..O.'a isabet ettiği, adı geçenin de 1976 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak karısı Y., çocukları İ.. E.., S., T.. ile İ..ın kaldığı açıklanmak suretiyle 29.11.1979 tarihinde adı geçenler adına tespitinin yapıldığı, kadastro tespitine itiraz sonunda 30.03.1987 tarihli komisyon kararı ile tespitin iptal edilerek, 2 hissenin K.kızı Y..O.. toplamda 6 hissenin eşit olarakH.çocukları İ..Y. S.. T.., E..ve İ.adlarına tesciline karar verildiği tespitin kesinleşerek aynı şekilde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, murisH.O..ın nüfus kaydına göre mirasçısı olarak eşi Y.. çocukları İ.. E.S.T..ile İ.'ın kaldığı görülmekle, kadastro tespit tutanağı ile nüfus kayıtları arasında farklılık görünmektedir.
Bu durumda uyuşmazlığın isim düzeltme yoluyla giderilemeyeceği, miras bırakan Hasan'ın tüm mirasçılarının katılımı ile görülecek tapu iptal ve tescil davası ile çözüme kavuşturulabileceği açıktır.
Hal böyle olunca, dava konusu 131 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy