MAHKEMESİ : UŞAK 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2013
NUMARASI : 2012/280-2013/75
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 10 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, komşu 9 nolu parselin ise davalılara ait olduğu kayden sabittir.
Davacı, davalılara ait binanın taşkın olduğunu ve aynı zamanda kendi taşınmazından tarafa pencere açmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, davalılara ait binanın 8.85 m uzunluğunda 0.50 m genişliğinde toplam 4.42 m² lik saçak uzantısının davacı taşınmazına taşkın olduğu, zemin katta 3 adet, 1. katta ise 2 adet pencerenin davacıya ait taşınmazın bahçe kısmına baktığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle taşkın olan saçak uzantıları nedeniyle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine
Ancak, komşu parselde bulunan binadaki pencereler nedeniyle davacı taşınmazına fiilen elatma bulunmadığı, davalının kendi mülkiyet alanı içerisinde imar mevzuatına aykırı olarak davacı taşınmazına cepheli pencere açmasının idari yaptırımı gerektirdiği gibi TMK nun 737. maddesinde düzenlenen hoşgörü sınırlarını aşacak nitelikte bir davranış olarakta yorumlanamaz. Bu durumun komşuluk hukuku açısından zarar verici nitelikte olduğunu söyleyebilme imkanı da bulunmamaktadır. Ayrıca bir kimsenin kendi mülkiyet alanı içindeki binası veya bölümüne pencere açma olgusu TMK nun 683. maddesi gereğince mülkiyet hakkının bir sonucu olup, pis koku, duman, gürültü vs gibi zarar verici haller dışında, pencere açmanın karşı tarafın aile mahremiyetinin ihlali niteliğinde daha doğrusu komşuyu olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlık olduğu da kabul edilemez.
Hal böyle olunca, imar mevzuatına ve komşuluk hukukuna aykırılık iddiası ile pencerelerin kapatılmasına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy