MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2012
NUMARASI: 2008/417-2012/784
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; mirasbırakan (babası) M.. O.'ın kayden maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölümün intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini 23/03/2005 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, ancak murisin o tarihte tek başına karar verme yetisine sahip olmadığı gibi yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, işlem tarihinde murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu, taşınmazın gerçek sahibinin de kendisi olduğunu, bir takım sebeplerle babası adına tescil edilen taşınmazın daha sonra gerçek maliki olan kendisine devredildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 25.05.2011 tarihli raporu uyarınca mirasbırakanın temlik tarihinde hukuki işlem ehliyetine sahip olduğu, ancak davalının ileri sürdüğü inançlı işlemi yazılı belge ile kanıtlayamadığı gibi muris tarafından yapılan temliki işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.04.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat N.. D.. ile temyiz edilen vekili Avukat S.. T.. E.. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, mirasbırakanın işlem tarihinde hukuki ehliyete sahip olduğu, ancak kayden maliki olduğu bağımsız bölüm vasfındaki taşınmazını intifa hakkını üzerinde tutarak, çıplak mülkiyetini davalı kızına mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak temlik ettiği saptanmak ve davalının savunmasında dayandığı inançlı işlemi yazılı belge ile kanıtlayamadığı belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, dava değeri çekişmeli taşınmazın davacının miras payına karşılık gelen değeri (19.516,00 TL) olduğu gözetilerek harç ve vekalet ücretine bu miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değeri (104.086,00TL) üzerinden fazla miktarda harç ve vekalet ücretine karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm kısmının 2. bendinde yer alan “Harçlar Kanunun ( 1) Sayılı Tarifesi gereğince alınması gerekli ( binde 59,4 ) 6.182,70 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 151,90 TL ve tamamlanan 1.684,00 TL 'den mahsubu ile bakiye 4.346,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,” cümlesinin çıkartılarak yerine " Alınması gerekli 1.159,25 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan peşin harç 151,90 TL ile tamamlama harcı 1.684,00 TL olmak üzere toplam 1.835,90 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 676,65 TL harcın isteği halinde davacıya iadesine," cümlesinin yazılmasına, hükmün yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olan 3. bendindeki “...3.434,45 TL...'' rakamının hükümden çıkarılarak yerine '' ... 2.757,80 TL...'' rakamının yazılmasına, yine hükmün 5. bendinde yer alan ''Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.376,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılıp yerine "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca takdir edilen 2.341,92 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.