MAHKEMESİ : ANKARA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2010/449-2011/1709
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının, davalı ile aralarında görülen boşanma davası sırasında düzenlenen protokol gereği 10 nolu bağımsız bölümü davalıya devir yükümlülüğü altına girdiğini, bunun mümkün olmaması üzerine çekişme konusu dükkan vasıflı 16 nolu bağımsız bölümü bedelsiz olarak davalıya temlik ettiğini, anılan protokolde 10 nolu bağımsız bölüme eş değer bir daire devredildiğinde 16 nolu bağımsız bölümün iade edileceği konusunda anlaştıklarını ancak davalının taşınmazı iade etmekten kaçındığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, mahkemece uyuşmazlığın boşanma kararının uygulanmasına yönelik, protokolden kaynaklandığından bahisle Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve dosyanın Aile Mahkemesine gönderildiği ve bu mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İddianın açıklanan içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davada taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır.
Bilindiği üzere, 4787 sayılı Yasanın 4. maddesinde, aile mahkemelerinin görevi “4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler” olarak saptanmıştır.
Öte yandan, görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekli bir usul kuralıdır.Somut olayda davacı, taraf muvazaası hukuksal nedenine dayandığına göre, mülkiyet hakkından kaynaklanan davada genel mahkemelerin görevli olduğu kuşkusuzdur. Daha önce genel mahkemece verilen görevsizlik kararının, temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetildiğinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası yönünden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.