MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2009/335-2012/320
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Z.U.vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Çekişmeli 179 parsel sayılı takınmazın miras bırakan İ.Y.ın ölümü ile mirasçıları olan davacılar ile davalı H.'e intikal ettiği davacı mirasçıların 13.01.2009 ve 14.01.2009 tarihli vekaletnameler ile davalı H.i murislerinden kalan tüm taşınmazlar bakımından intikal ve satış yetkisini içerir şekilde vekil tayin ettikleri, vekil H.'in de 16.01.2009 tarih ve 106 yevmiye numaralı işlemle çekişmeli 179 parsel sayılı taşınmazı 5.000,00 TL bedelle diğer davalı Z. U.'a satış suretiyle devir ve temlik ettiği sabittir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden vekil H.in vekalet görevini kötüye kullandığı ve birlikte iş yaptığı diğer davalı Z. ile el ve işbirliği içerisinde hareket ederek temliklerin yapıldığı saptanarak davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacıların payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulundukları aşamalarda sundukları dilekçelerle açıktır. Mahkemece de pay oranında tapu iptal ve tescile hükmedilmesine karşın, hüküm fıkrasında esas alınan payların mirasçılık belgesindeki paylarla uyumlu olmadığı, 16 pay üzerinden hüküm kurulması gerekirken 12 pay üzerinden karar verildiği anlaşılmaktadır İnfazda tereddüte yol açacak şekilde davacı paylarının hüküm fıkrasında yanlış gösterilmiş olması isabetsizdir.
Öte yandan, davalı H.in payı bakımından bir talep bulunmadığı halde HUMK'un 74. maddesi (6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi) gözardı edilerek talep aşılmak suretiyle kalan payın davalı Hüseyin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması da doğru değildir.
Kabule göre de, somut olayda her iki davalının el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri dikkate alınarak harç ve yargılama masraflarından müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayalıı Yasanın geçici 3,maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy