MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Şirket vekili, müvekkili şirketin 1287 ada 17 parselde kayıtlı kargir fabrika binasını 23.02.2008 tarihinde davalı şirket ortaklarının da aralarında bulunduğu paydaşlardan satın aldığını, taraflar arasında düzenlenen 16.02.2008 tarihli kati satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalı şirketin 01.04.2009 tarihine tadar taşınmazı bedelsiz kullanmaya devam edeceği, ancak bu tarihte taşınmazı tahliye etmek hususunda taahhütte bulunduğunu, kararlaştırılan süre dolmasına karşın davalının taşınmazı kullanmaya devam ederek müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı Şirket vekili, dava konusu taşınmazın davacıya satışından önce 01.01.2008 tarihli kira sözleşmesi uyarınca kullandığını, davalı şirketin işgalci değil kiracı olduğunu, 16.02.2008 tarihli kati satış vaadi sözleşmesinde tahliye taahhüdünde bulunan şirketin de başka bir şirket olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kiracı olduğu gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; ''...geçerli ve korunması gerekli bir kira akdinin kabul edilebilmesi için TMK'nun 691. maddesi ve 6.5.1955 tarih, 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazın kiralanmasında esas alınan 27.11.1946 tarih, 28/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında öngörüldüğü şekilde paylı mülkiyette pay ve paydaş çoğunluğunun elbirliği mülkiyetinde ortaklığı oluşturan tüm hissedarların sözleşmeye iştirak etmesi gerekir. Oysa yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetildiğinde taraflar arasında geçerli bir kira akdinin varlığından söz edilemeyeceği gibi böylesi bir kira akdinin de TMK'nun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı sahibi olan davacıyı bağlayacağı da kabul edilemez. O halde, iddiada ileri sürülen istekler gözetilmek suretiyle yapılan ve yapılacak araştırma, inceleme sonunda meydana gelecek duruma göre bir karar verilmesi gerektiği...'' gerekçesi ile hüküm bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.04.2014 Salı günü saat: 09.43'te daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 13.409.60.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy