MAHKEMESİ : TURGUTLU(KAPATILAN) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2011
NUMARASI : 2009/690-2011/376
Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl ve birleşen dava, taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar asıl davanın davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, asıl davanın davacısının kayınbiraderi, birleşen davadaki davacının oğlu M.Ö.'in 30.08.2008 tarihinde asıl davanın davalısının eşi, birleşen davada davalının kızı R.Ta.'yi olası kastla öldürdüğü, taraflar arasında imzalanan sözleşmedir başlıklı tarihsiz belge ile tarafların, R.T.'nin yakınlarının mağduriyetlerinin giderilmesi ve maddi-manevi tazminat taleplerinin olmaması için iki adet taşınmazın maktulun yakınlarına devredilerek aileler arasında barışın sağlanması konusunda anlaşma sağlandığı, 15.09.2008 tarihinde dava konusu 37 sayılı parselin ¾ payının asıl dosya davacısı tarafından davalıya, dava konusu 46 parselin ise birleşen dosya davacısı tarafından birleşen dosya davalısına satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların adam öldürme nedeniyle ilerde tazminat davasına muhatap olmamak ve aileler arasında barışın tesisi amacıyla devredildiği düzenlenen sözleşme ile sabittir. Kaldı ki bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Hemen belirtmek gerekir ki satışa konu malın devrinin belirli bir bedel karşılığı olacağı kuşkusuz olmakla birlikte bedelin mutlaka para olması şart değildir. Somut olayda dava konusu taşınmazlar tazminat davasına muhatap olmamak ve aileler arasında barışın tesisi amacıyla devredildiğine ve sözleşme yapıldıktan sonra davalı tarafın herhangi bir tazminat talebinde bulunmadığı ve aileler arasında da bir problemin yaşanmadığı sabit olduğuna göre söz konusu satış işleminin muvazaalı olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca asıl davadaki davalının tazminat talebi olmaksızın şikayetçi olması veya sadece katılan olarak ceza davasında yer alması sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği gibi tapunun iptali için de bir neden teşkil etmez.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy