MAHKEMESİ : KAVAK SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2014
NUMARASI : 2012/339-2014/51
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kayıtlarında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, çekişmeli .. ada ... .. ada .. .. ada .. ve ..ada . ile . parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında adının "L." olarak yer aldığını gerçekte nüfus kaydında adının "N.." olduğu ileri sürerek tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlarda hem "L." hem de "N." isimde iki ayrı paydaş olduğu, talebinin mülkiyetin el değiştirmesine yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan tüm delillerden; çekişmeli ..ada ... ada ... parsel sayılı taşınmazların imar parselleri olup geldisinin ..ada .. sayılı kadastral parsel olduğu, diğer ..ada ..ve . ada . ile .parsel sayılı taşınmazların ise henüz imar görmediği, anılan taşınmazların davacının miras bırakanı Kazım'dan veraseten intikal ettiği, nitekim tapulama tutanağında da bu kişiye ait veraset ilamına atıf yapılarak mirasçıları olan kişiler adlarına intikalin sağlandığı, ancak tapulama tutanaklarında K..'a ait 1986/279e. 1986/247K., sayılı veraset ilamında davacının adının sehven "L.." şeklinde yer aldığı, bu sebeple intikalde de davacının adının "L.." olarak aktarılması sonucunda davacının ilk kez tapulama işlemi ile pay sahibi olduğu, daha sonra Kazım mirasçısı; davacının da halası, olan "K.."'in evli ve çocuksuz ölmesi ile davacının da Kevser'in mirasçısı olduğu, K.'in ölümüyle dosya arasında yer alan K.'e ait 2012/174e., sayılı 2012/232 sayılı veraset ilamı kullanılarak K. mirasçıları adlarına 737 yev. nolu akitle intikal yapıldığı, bu veraset ilamında ise davacının adının nüfus kaydında olduğu gibi doğru şekilde yer aldığı, böylece davacının davaya konu taşınmazlarda halasından dolayı ikinci kez intikalle pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; aslında uyuşmazlığın kadastro işlemleri sırasında Kazım'a ait hatalı veraset ilamının kullanılması sonucunda davacı adına intikal işlemlerinin hatalı olarak yapılmasından kaynaklandığı sabittir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy