MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 700 parsel sayılı taşınmaza davalıların bina ve bahçe duvarı inşa etmek suretiyle elattıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Tarafların sulh oldukları gerekçesiyle çekişme konusu taşınmazın davalılar adına tesciline ilişkin olarak verilen karar Dairece, “...davacılar vekilinin vekaletnamesinde sulha yetkisi bulunmadığı, bu durumda işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken geçersiz sulh beyanına itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “... bozma öncesinde verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmediğinden onun payı bakımından iptal ve tescil kararının kesinleştiği, bu durumda davalıların da taşınmazda paydaş haline geldiği, uyuşmazlığın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, hal böyle olunca paya yönelik elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği...” gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde paya yönelik elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ...'ın, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/472 E-450 K sayılı ilamının (davacı ... yönünden kesinleşen kısmının) tavzihi isteğinin reddine ilişkin olarak verilen ek karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye özellikle dava tavzih isteğine ilişkin olup, tavzihi istenen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/472-450 E.K. sayılı hükmünün Yargıtayca bozulduğu, bozma üzerine artık bu hükmün hukuki varlığının kalmadığı, dolayısıyla ortada tavzih edilebilecek bir kararın bulunmadığı ve 6100 sayılı HMK'nın 304 ve 305. maddelerinin uygulama yeri
bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Davalı ...'ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan 10.10.2013 tarihli ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy