MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2011/454-2013/377
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesine dayalı olarak açılan gaiplik kararı verilmek suretiyle tapu iptal, tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının M. A. P. adına 05.08.1980 tarihinde kadastro ile tescil edildiği, davacı Vakıflar İdaresinin kayıt maliki M. A.i P.’ya uzun yıllardır ulaşılamaması nedeniyle Defterdarın Kayyım olarak atandığını, taşınmazın Silahtar ve Essait Abdullah Ağa vakfından icareli olduğunu ve çekişme konusu payın 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca vakfı adına tescili gerektiğini ileri sürerek, gaiplik kararı verilmek suretiyle tapu iptal ve vakfı adına tescile karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesinde; “Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, taşınmazın vakfı adına tescil kararı verilebilmesi için kayıt malikinin mirasçı bırakmadan ölmesi veya gaip bulunması ayrıca taşınmazın icareteynli ya da mukataalı vakıf taşınmazı olması hususlarının kanıtlanması gerektiğinde kuşku yoktur.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payın M. A. P. adına tespit ve tesciline ilişkin dayanak belgeler, kadastro tespit tutanağı vs. getirtilmemiş, adı geçenin mirasçısı bulunup bulunmadığı hususunda nüfustan bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı, tespite dayanak tüm belge suretleri ile ½ payın M. A. P. adına tesciline ilişkin belgelerin merciinden temini, temin edilecek belgelerdeki verilerden de yararlanmak suretiyle kayıt malikinin mirasçısı bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğünden sorulması, gaiplik iddiası konusunda hükme yeterli araştırma yapılması, icareteynli vakıf taşınmazı iddiasının dayanak belgelerden denetlenmesi ve anılan yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirilme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy