MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 101 ada 1081 parsel sayılı taşınmazın 55/120 payının maliki iken, ... İcra Müdürlüğünün 2009/747 esas sayılı takip dosyasında taşınmazın ihale ile davalıya satıldığını, ancak icra takibini ihaleden çok sonra öğrendiği gibi ödeme emri, kıymet taktir raporu, ihale şartnamesi ve ihale günlerinin kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle ihalenin feshi davası açtığını, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/41 esas sayılı dava dosyasında da ihalenin feshine karar verildiğini, anılan taşınmaz ile ilgili ihale feshedildiğinden davalı adına yapılan tescilin dayanaktan yoksun hale geldiğini ileri sürerek, 55/120 pay bakımından tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, ihalenin feshine ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, taşınmazı iyiniyetli olarak icra ihalesinde satın aldığını, iyiniyetinin korunması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davaya konu 101 ada 1081 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tesciline esas olan ihalenin iptaline ilişkin olarak verilen ... İcra Hukuk Mahkemesinin 22.03.2012 tarihi ve 2011/41 E- 2012/14 K. sayılı kararının 01.04.2013 tarihinde kesinleştiği, böylece tescilin dayanaktan yoksun hale geldiği saptanmak, davalının ihalede ödediği bedel bakımından ise harcını yatırarak karşı bir dava ile talepte bulunmadığı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse aşamalarda taşınmazın 55/120 payı bakımından iptal ve tescil isteğinde bulunduğunu açıklamıştır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26/1. maddesi uyarınca hakim,tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu durumda, mahkemece taleple bağlı kalınarak çekişmeli taşınmazın 55/120 payı bakımından iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, istek aşılmak suretiyle taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki: bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 2. bendinde yer alan ve ''...'' isminden sonra gelen “... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile malik hanesine...'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine “... adına kayıtlı taşınmazın davaya konu 55/120 payının iptali ile, bu payın davacı...'' ibaresinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy