MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 6 parça taşınmaza davalıların haklı bir neden olmaksızın 5 yıldan uzun süredir ekip biçmek suretiyle elatıp diğer davalı ...'e kiraladıklarını, taşınmazlardan yararlanmasına engel olduklarını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve zamanaşımı süresine denk gelecek şekilde ecrimisile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi isteğinden feragat etmiştir.
Davalılar..., kadastroca adlarına yazılan taşınmazların bir kısmını davacı ile aralarında görülen tapu iptal davası sonuçlanıp kesinleşene kadar iyiniyetli olarak kullandıklarını, 700 sayılı parselin kullanılmadığını, davadan önce tarlaların tümünün terkedildiğini bildirip, davanın reddini savunmuşlar, davalı ..., iptal-tescil davasının kesinleşmesinden sonra taşınmazları davacıdan kiraladığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece ".... yargılamanın devamı sırasında davanın konusunu teşkil eden şeyin temliki halinde HUMK'nun 186.maddesinde ne gibi bir prosedür takip edileceği hükme bağlanmıştır. Esasen 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Yasanın 125.maddesinde de aynı husus değişiklikleriyle beraber hükme bağlanmıştır. Ne varki, mahkemece belirtilen yasal düzenlemede öngörülen usulü işlemler gerçekleştirilmeden neticeye gidilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez. Kabule göre de, davada ecrimisilin yanısıra elatmanın önlenmesi isteğinde de bulunulmuş olup, çekişmeye konu edilen taşınmazların kadastro tespiti sırasında davalılardan ....'nin mirasbırakanı adına yazıldığı, ancak buna karşı davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasının aynı mahkemenin 6.2.2006 tarih, 2001/122 E. 2006/10 K.sayılı kararı ile kabulle sonuçlandığı ve 11.12.2007 tarihinde kesinleştiği, 26.3.2008 tarihinde de davacı adına çap kaydı oluştuğuna göre, mülkiyetin davacıya geçişi sicilin oluştuğu tarih değil, tescil kararının kesinleştiği 11.12.2007 tarihi olduğuna ve davalılar 2008 yılı temmuz ayında mahsulü kaldırıp, taşınmazı terkettiklerini savunduklarına göre, davalıların sonraki tarihte taşınmazdan mahsul kaldırmaları davacının mülkiyet alanına tecavüz (elatma) niteliğinde olduğundan, davalıların davadan önce taşınmazı terk ettiklerine dair savunmalarına itibar edilemez. Ayrıca, taşınmazı diğer davalı ...'e kiraladıklarını belirttiklerine göre, bir bakıma doğrudan elatmadıkları düşünülse dahi, başkasının mülkiyetindeki taşınmazı kiraya vermek suretiyle muaraza yarattıkları ve hukuki manada elattıklarının kabulü gerekir.Öyleyse, bu davalıların elatmanın önlenmesi ve ecrimisilden sorumlu tutulmuş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ne varki, ... Asliye
Hukuk Mahkemesinin 6.2.2006 tarih 2001/122 E. 2006/10 K.sayılı kararı inşai (ihdasi) olmayıp izhari niteliktedir. Bir başka ifadeyle karar açıklayıcı olduğundan taşınmazın mülkiyetinin öncesinden itibaren davacıya ait olduğunun saptanmasına ilişkin bir karardır. Buna göre ve özellikle davalı tarafın ecrimisil bakımından zamanaşımı def'inde bulunduğu gözetildiğinde 25.5.1938 tarih, 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gereğince ecrimisil istekleri BK. 126 maddesi hükmüne göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, bu süreyi aşar ve öncesini de kapsar şekilde belirlenen ecrimisilin karar altına alınmış olması isabetsiz..."olduğu hususlarına değinilerek bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda elatmanın önlenmesi isteğinin feragat nedeniyle reddine, ecrimisil isteğinin ise Cevdet dışındaki davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ve davalı ... ve ... vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... v.d. vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalılar ... v.d. Vekili Avukat, temyiz edilen vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı ... ve davalı ... ..'ün temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda yazılı 2.919.29.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy