MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu 120 ada 30 parsel ve 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının m...k hanesinde mirasbırakanı ... oğlu ...'ın kimlik bilgilerinin "... oğlu ..." ve "... oğlu ..." olarak yanlış yazıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile davaya konu 120 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında, davacının murisi ... oğlu ...'ın, ... olan isminin sehven " " olarak yanlış yazıldığı belirlenmek suretiyle, bu taşınmaza ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin, bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir, reddiyle, dava konusu 120 ada 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA.
Ancak, davacının, davaya konu 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında, murisi ... oğlu ...'ın kimlik bilgilerinin "... oğlu ..." olarak yanlış yazıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesi isteğinde bulunduğu, ne var ki, anılan taşınmaz yönünden mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir.
Hâl böyle olunca; öncelikle dava konusu 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dayanağı belgelerdeki bilgiler ile davacının miras bırakanına ait bilgilerin karşılaştırılması, taşınmaza ilişkin olarak tanıklardan bilgi alınması, gerektiğinde keşif yapılarak 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kimin veya kimlerin kullanımında olduğunun belirlenmesi ve kimin tasarruf ettiğinin saptanması, hak iddia eden başka kişiler bulunup bulunmadığı konusunda mahalli bilirkişilerin beyanlarının alınması ve mülkiyet nakline sebebiyet vermemek bakımından davacının miras bırakanı ile kayıt m...kinin aynı kişiler olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin, bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.