MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve müdahale talebinde bulunan ... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ..., 1 ada 109 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adında tescil isteği ile eldeki davayı açmış, yargılama sırasında ise ... tarafından davaya müdahale talebinde bulunularak 1 ada 110 ve 111 sayılı parseller bakımından iptal ve tescile karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, iddianın kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1 ada 109 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, davacı ...'in aynı taleple davalı Hazine aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Kadastro Mahkemesi Sıfatıyla) 1999/144 E., 2012/43K., sayılı dava dosyası ile birleştirilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2000/87E., sayılı davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 05.11.2013 tarihli 2013/8895E., 2013/10389K., sayılı ilam ile bozulmakla halen derdest olduğu anlaışılmaktadır.
Sözü edilen davanın eldeki davanın sonucunu etkileyeceği kuşkusuzdur.
Ne var ki; mahkemece, anılan dava dosyası bekletici mesele kabul edilmeden sonuca gidilmiştir.
Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nın 65. maddesinde "Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dolayısıyla bir kimsenin asli müdahil olarak kabul edilebilmesi, dava konusu edilen şey üzerinde müstakil ve bağımsız hak talebinde bulunulması halinde mümkündür. Dava konusu dışında var olduğu iddia edilen bir hakkın asli müdahale talebi yoluyla dava konusu edilmesine olanak yoktur.
Diğer taraftan; müdahale istenilmesi halince peşin harç ile birlikte nispi harcın da yatırılması gerektiği açık olmasına rağmen somut olayda sadece peşin harç yatırılarak asli müdahale istenildiğine göre asli müdahale isteğinin usulüne uygun olduğu ve davada taraf sıfatını kazandığını söylebilme olanağı bulunmamaktadır.
O halde, müdahale talep edenin temyiz dilekçesinin açıklanan nedenlerden ötürü reddine.
Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 1 ada 110 ve 111 sayılı parseller yönünden usulüne uygun olmayan asli müdahale isteğinin reddedilmesi ve 1 ada 109 sayılı parsel yönünden .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Kadastro Mahkemesi Sıfatıyla) 1999/144 E., 2012/43K., sayılı dava dosyası ile birleştirilen .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/87E., sayılı dava dosyasının eldeki dava bakımından bekletici mesele kabul edilmesi, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen husular gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy