MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-KAYYIMLIK KARARININ KALDIRILMASI
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve kayyımlık kararının kaldırılması davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar taraflar ve dahili davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptal, tescil ve kayyımlık kararının kaldırılması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile çekişme konusu payların vakfı adına tesciline, kayyımlık kararının kaldırılması talebi yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı Vakıflar İdaresi tarafından Hazine’ye husumet yöneltilmek suretiyle açılan davada, çekişme konusu 220 ada 11 parsel sayılı taşınmazın.. Vakfından icareteynli olduğu, taşınmazın toplam 10/168 oranında paydaşları....t’e Defterdarın kayyım olarak atandığı, adı geçenlerin varissiz öldüğü ve anılan payların mahlulen vakfı adına tescili gerektiği ileri sürülerek tapu iptal tescil ve kayyımlık kararının kaldırılmasının talep edildiği, yargılama sırasında 21.06.2012 tarihli dilekçe ile ... Defterdarlığının davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, çekişme konusu 220 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki toplam 10/168 pay yönünden 5737 sayılı Yasanın 17. maddesindeki koşulların gerçekleştiği saptanmak suretiyle davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden kabulüne, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan, tapu iptal ve tescil talebine konu payların kayıt maliklerine 3561 sayılı Yasa hükümleri uyarınca Defterdarın kayyım olarak atandığı ve bu tür davaların kayyım aleyhine açılması gerektiği nazara alındığında, Hazine aleyhine açılan davada, Kayyımın dahili dava yoluyla yer almasının sağlanmasında da HMK’nun 124. maddesi hükmü uyarınca bir usulsüzlük yoktur. Davacı, davalı Hazine ve dahili davalı Kayyımın bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, bu tür davalar kayyım aleyhine açılacağından davalı Hazine yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru olmadığı gibi kayyım davada yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da isabetsizdir.
Davalı Hazine ve dahili davalı Kayyımın temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy