MAHKEMESİ : ADANA 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/76-2014/158
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne, ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve tespit isteklerine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları "Mustafa oğlu H.. S.."'ın kayden paydaşı olduğu 2331 ada 8 ve 1035 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında soyadının yer almadığını, gerçekte nüfus kayıtlarında murislerinin soyadının "S.." olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazların tapu kaydında eksik olan kimlik bilgilerinin tapu kaydına ilave edilmesi ve aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi isteği ile eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece, soyada yönelik iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tespit isteği yönünden ise tefrik kararı verilmiştir.
Ne var ki; hem tapu kaydında düzeltim hem de tespite ilişkin isteğin birbiri ile uyumlu olup davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda aralarında usul hukuku anlamında bağlantı bulunduğunun (HMK 166) kabulü gerektiğinden, bu tür davalar ayrı açılmış olsa dahi birleştirilmesi ve birlikte görülmesi gerekirken ayrılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, usul ekonomisi (HMK m.30) ve adalete çabuk ulaşma ilkeleri gözönünde bulundurularak aynı dosyada toplanan deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken tespit isteği yönünden davanın tefrik edilmesi doğru değildir.
Öte yandan; Nüfus Müdürlüğünce "Mustafa ve Fatma oğlu Halil" adında birden çok kişiye ait nüfus kaydının olduğu bildirildiği halde taşınmazın bulunduğu yerdeki "Mustafa oğlu Halil" ile aynı isimde bulunan diğer kişilerin de ilgili olarak çağrılması, taşınmazlar hakkında mülkiyet ihtilafı çıkarmadıkları takdirde işin esası değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Tarafların, temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy