MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı,kayden maliki olduğu 1056 parsel sayılı taşınmaza davalı kurumun kamulaştırma yapmadan el attığını, bu durumun ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/97 esas 2011/435 karar sayılı dosyası ile tespit edildiğini, anılan dosyada kamulaştırmasız el atma sebebi ile tazminata hükmedildiğini ileri sürerek 2007-2011 yılları arası ecrimisil bedelinin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş,yargılama sırasında, 2007 ve 2008 yılı ecrimisil bedelleri istediğini beyan etmiştir.
Davalı kurum vekili ise;davacı tarafından açılan davanın haksız ve yerinde olmadığını,taşınmaz bedelinin daha önce açılan dava sonucunda davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece;davanın kabulü ile,2007 ve 2008 tarihleri arasında belirlenen ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 1056 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olup,davacı tarafından davalı aleyhine 02.03.2005 tarihinde kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat isteğiyle ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2005/97 E. sayılı davanın, 08.02.2011 tarih ve 2011/435 K. sayılı kararla '' davanın kabulü ile kamulaştırmasız el atma bedelinin davalıdan tahsiline 1056 parsel sayılı taşınmazın kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve kararın derecattan geçerek 26.12.2011 tarihinde kesinleştiği,eldeki davanın ise 2007-2011 dönemi için açıldığı,daha sonra isteğin 2007 ve 2008 yıllarına hasredildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koymuş bulunan idare, haksız işgalci konumundadır.Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istekli bir dava açılması durumunda ise, ancak davanın açıldığı tarihe kadarki kullanım haksız fiil teşkil edecektir.
Taşınmaz mal maliki, idarenin bu fiili durumuna razı olup, bedeli mukabilinde taşınmazın mülkiyetini idareye devretme iradesini ortaya koyduğu, eş söyleyişle kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açtığı tarihe kadar taşınmaza el atması haksız fiil niteliğindedir.Sonuç olarak kamulaştırmasız elatma nedeniyle mal sahibi, taşınmazın dava tarihindeki değerini isteyebileceği gibi, ecrimisil de isteyebilir. Ancak yerin kamulaştırılması istendikten sonra, dava gününde bu yerin mülkiyetini idareye devir etmeye razı olduğundan dava gününden sonraki zaman için hem ecrimisil hem de faiz istenemez.
Öyle ise;kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescil davalarında, dava tarihine göre belirlenen taşınmaz bedelinin tahsiline ve dava tarihinden 4 ay sonrası itibariyle faize hükmedildiği ve ayrıca somut olayda olduğu gibi davanın kayıt maliki tarafından açılması durumunda kayıt malikinin dava tarihi itibariyle mülkiyet hakkından vazgeçip taşınmazın bedelini talep ettiği düşünüldüğünde kayıt malikinin ancak o davanın açıldığı tarihten geriye doğru ecrimisil isteyebileceğinin kabulü gerekir. Başka bir deyişle kamulaştırmasız elatma nedeniyle ecrimisil, ancak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin davanın açıldığı tarihe kadar istenebilir.
Somut olayda, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/97 E. sayılı dosyası üzerinden dava konusu taşınmaz hakkında davalı idare aleyhine 02.03.2005 tarihinde açılan, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının 2011/435 K. sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiş ve karar derecattan geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca, kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle açılan dava tarihinden sonraki dönem için ecrimisil isteğini içeren eldeki davanın dinlenemeyeceği gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. .
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.