MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI-BİRLEŞEN
DOSYA DAVALI: ...
DAVALI- BİRLEŞEN
DOSYA DAVACI: ...
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL, ECRİMİSİL,
ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Hukuk Hakimliğinden verilen 12.03.2013 gün ve 2010/947 Esas 2013/164 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 30.09.2013 gün ve 9941-13557 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde taraf vekillerince istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, özellikle asıl davada, iddianın içeriğine göre inançlı işlem hukuksal nedenine dayanıldığı, iddianın 05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlanamadığı, öte yandan birleşen dava yönünden çekişme konusu bağımsız bölümün davalı ...'nın işgalinde bulunduğunun ispatlanamadığı gözetilerek dava ve birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairece onanmış olup işin esası bakımından bir isabetsizlik bulunmadığından davacı-birleşen dosyadan davalı vekilinin tüm karar düzeltme isteklerinin HUMK'nin 440. maddesi uyarınca REDDİNE.
Davalı-birleşen dosyadan davacı vekilinin karar düzeltme isteğine gelince;
Asıl dava bakımından keşfen belirlenen değer üzerinden yargılama sırasında davacı tarafça harç ikmal edildiğine, öte yandan, davacı vekili 25.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile; iptal ve tescilini talep ettikleri taşınmazın aynı parsel üzerinde bulunan 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler olduğunu, dava dilekçesinde yalnızca 3 nolu dairenin yazılmasının maddi hataya dayalı olduğunu ileri sürerek 3 adet bağımsız bölümün keşfen belirlenen değeri üzerinden harç ikmali yapmış ise de, davalı tarafça; tüm aşamalarda bu isteğin davanın ve talebin genişletilmesi niteliğinde olduğu belirtilerek muvafakat edilmemesi karşısında, davaya konu yapılan ve harcı ikmal edilen 3 nolu bağımsız bölümün keşfen belirlenen değeri üzerinden yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
./..
-2-
Anılan bu husus karar düzeltme isteği sonucu yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığından ve değinilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
Mahkemenin 2010/497 esas sayılı dosyası ile ilgili kurduğu hükmün 4. maddesindeki; " ... Tarifesi gereğince davalı vekili için takdir edilen 1.320,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine " ibaresinin hüküm kısmından çıkartılarak yerine; '' Yargılama sırasında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesi hükmü gereğince hesaplanan 7.650,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine " ibaresinin yazılmasına,
Davalı-birleşen dosyadan davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 440. maddesi uyarınca KABULÜNE, Dairenin 30.09.2013 tarihli ve 2013/9941 Esas, 2013/13557 Karar sayılı onama ilamının bu yönlerden kaldırılmasına, yerel mahkemenin 12.03.2013 tarih ve 2010/497 Esas, 2013/164 Karar sayılı kararının 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.