MAHKEMESİ: SAKARYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2014
NUMARASI: 2013/680-2014/232
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı; 340 ada 38 parsel sayılı taşınmazda davalı ile elbirliği halinde malik olduklarını, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, elde edilen gelirden pay verilmediğini, davalı aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını ileri sürüp, ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği tarih (30.12.2011) ile 04.06.2012 tarihi arasındaki dönem aralığı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup 8.000TL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda çekişmeli taşınmazın gelir getirebilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “çekişmeli Taşınmazda tarafların elbirliği mülkiyet üzere malik oldukları, taşınmaza davalı tarafından inşa edilen barakanın oyuncakçı dükkanı olarak kullanılmak suretiyle gelir elde edildiği davacının ise taşınmazdan yararlanmadığı saptandığına göre uzman bilirkişilerden hükme yeterli ve elverişli şekilde rapor temin edilip sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. .
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda yukarda belirtilen ilke ve usullere aykırı olarak, emsal kira sözleşmeleri incelenmeksizin dava tarihi itibariyle soyut olarak tespit edilen aylık ecrimisile katsayılar uygulanmak suretiyle geriye doğru belirleme yapıldığı görülmektedir. Bilirkişi raporu, somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermeli ve Yargıtay denetimini sağlayacak bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir.
Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilke ve usul çerçevesinde mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak ve somut emsaller incelenerek davacının payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.