MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.12.2012 gün ve 2010/286 esas 2012/ 375 karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan 13.11.2013 gün ve 2297-15880 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı vekili;... adına kayıtlı 2590 parsel sayılı taşınmaza davalının ev ve bahçe yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise taşınmazın 1970 yılında tapu ile satın alındığını,sonradan miktar fazlası nedeni ile tapu kapsamı dışında kaldığını, 2 nolu bağımsız bölümde murisi ... lehine kat irtifakı tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının müdahalesinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairece düzeltilerek onanmış, davalı vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı ... tarafından, açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.03.1982 tarihli, 1981/217 esas 1982/40 karar sayılı kararıyla 1 parsel sayılı taşınmazın 6433 m2'lik kısmının paylı olarak davalının muris.... ve başka kişiler adına tapuya tesciline, 2727 m2'lik kısmın ise tespit dışı bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği; sonradan, tespit dışı bırakılan kısmın idari yoldan 2590 sayılı parsel kapsamında davacı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Savunmanın açıklanan niteliği ve somut olayın özelliği itibariyle, yıkımı istenen yapının davalının murisi....'ye ait olduğu; davanın ....'nin terekesine karşı açıldığı, tereke elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tâbi olup, olayda iştirakin sağlanması gerekeceği açıktır.
Bilindiği üzere elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 701.-703. maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan herbirinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, TMK'nin 701. maddesinde (...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.
Somut olayda,eksiğin tamamlatılması yolu ile getirtilen nüfus kayıt örneğinden, yıkımı istenen yapının sahibi olan davalının mirasbırakanı ....'nin mirasçılarının tespit edildiği ve dava dışı mirasçılarının bulunduğu anlaşıldığından,dava dışı mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca, davalının miras bırakanı ....'nin, dava dışı mirasçılarının davaya dahil edilmesi, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Anılan bu husus davalı vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin HUMK.'nun 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin 13.11.2013 gün ve 2013/2297 E-2013/15880 K sayılı düzeltilerek onama kararının açıklanan nedenlerden dolayı ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 06.12.2012 gün ve 2010/286 E-2012/375 karar sayılı hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy