....
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, hukuki ehliyetsizlik, hile ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vasisi, hukuki işlem ehliyeti bulunmayan.... alınan vekâletname kullanılarak kısıtlı adına kayıtlı 393 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı vekil ... tarafından diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiğini, işlem tarihinde davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını ve bu durumun davalılar tarafından da bilindiğini ileri sürerek satış işleminin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilerek miras payları oranında adlarına tescil isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, dava konusu taşınmazın usulüne uygun temlik edildiğini, vekâletnamenin tanzim tarihi ile taşınmazın devir tarihinde davacının fiil ehliyetine haiz olduğunun doktor raporu ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı kısıtlının vekâletnamenin düzenlendiği ve akit tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı kısıtlı ......5.07.2003 tarihinde noterde düzenlenen vekaletname ile davalı ...'ı vekil tayin ettiği, aynı tarihli resmi akit ile davacıya ait çekişme konusu 393 ada 3 parsel sayılı taşınmazın vekil tarafından anılan vekâletname kullanılarak diğer davalı ...'a temlik edildiği ve halen taşınmazın .... adına kayıtlı olduğu, ....Dairesinin 27.02.2013 tarihli raporuna göre akit tarihinde davacı .... fiil ehliyetine haiz olmadığının belirlendiği ve .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/201 E. 2004/273 K. sayılı ilamı ile davacının 4721 sayılı Kanunun 405. maddesi uyarınca vesayet altında alındığı, yargılama sırasında davacı .... 22.08.2005 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
./..
Hemen belirtmek gerekir ki, .... Dairesinin 27.02.2013 tarihli raporu gereğince ehliyetsizlik olgusunun kanıtlandığı gözetilmek suretiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davacı kısıtlının ölümü ile dosyaya sunulan iki farklı veraset ilamından birinde ...'un davacı kısıtlının mirasçısı olarak yer almadığı ve davacıların miras paylarının her iki veraset ilamında farklı gösterildiği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, hakimin doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince, davacılara dosya kapsamında yer alan birbirinden farklı iki mirasçılık belgesi arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi ve ..... mirasçılarının tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, çekişme konusu taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden eksik harç tamamlanmadan, dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden yargılamaya devam edilmesi de isabetsizdir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.