MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 667 parsel sayılı taşınmazına, komşu 668 ve 669 parsel sayılı taşınmazın paydaşları davalıların yol olarak kullanmak sureti ile müdahale ettiklerini, yapılan uyarılardan sonuç alamadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı ..., 669 parsel sayılı taşınmazda 1971 yılından beri ikamet ettiğini, davacı parseli ile aralarındaki yolu o tarihten itibaren kullandığını, 1978 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazlarda kayma olduğunu, bu nedenle davacı parselinin yola kaydığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davacı ile aralarında 04/06/2013 tarihinde sözleşme yaptıklarını, hatalı tersimat ve ölçüm sonucu oluşturulan kayıtlara karşı idari yoldan, bu mümkün olmadığı takdirde yargısal yoldan kayıt düzeltilmesi için taraflarına süre tanınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kayden davacıya ait 667 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde sarı renk ve taralı olarak gösterilen bölümün davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığı saptanmak, 04.06.2013 tarihli davacının da imzası olan tutanağın bir sulh sözleşmesi olmadığı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 512,20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.