MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, süreden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazların kadastro tespitinin 1989 yılında yapıldığı, miras bırakanın ise tespitten sonra 1991 yılında öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı açıktır.
Ne var ki, dava konusu taşınmazlar kadastro tespitinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak davalılar adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
Bilindiği üzere, tapusuz taşınmazlar uzerindeki zilyetligin devrinden ibaret olan ve gecerlilık unsuru tasıyan hak ya da haklar yönünden 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulama yeri yoktur.
Hal böyle olunca, mahkemece verilen ret kararı açıklanan gerekçe ile doğrudur. Davacı tarafın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle; sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy