MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Asıl ve birleşen davalarda davacı, mirasbırakan babası ...'ın kayden malik olduğu ... parsellerdeki 1/2 payını davalı ...'a, ....'ın da ... parseldeki 1/2 payını yargılama sırasında murisin oğlu olan birleşen davanın davalısı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, asıl davada tapu iptal ve muris adına tesciline, birleşen davada ise yasal miras payı oranında iptal ve tescile verilmesini istemiştir.
Davalılar, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalı ... adına kayıtlı olan ... sayılı parsellerin tapuların iptali ile muris adına tesciline, birleşen davaya konu diğer taşınmazlar yönünden ise davacının yasal miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davaların kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; çekişmeli taşınmazların mirasbırakan tarafından ara malik kullanılmak suretiyle davalı mirasçıya temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 4721 sayılı TMK. nın 28. maddesi uyarınca ölümle hukuki şahsiyet son bulur. Diğer taraftan kamu düzenine ilişkin bulunan sicil tutma ilkesi gözetildiğinde hâkimin doğru sicil tutmakla yükümlü bulunacağı da tartışmasızdır. O halde mahkemece dosyada bulunan muris ...'a ait veraset ilamına göre asıl davaya konu ... sayılı parseller yönünden tüm mirasçılar adına payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün A bendinin 1. fıkrasındaki "...Davaya konu ... Köyü... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın KABULÜ İLE; davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının İPTALİ ile 13.04.2006 tarihinde vefat eden davacının murisi ... adına TESCİLİNE..."ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “..Davaya konu ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın KABULÜ İLE; davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu ... Köyü 1700 ve 1523 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının İPTALİ ile muris ...'den olma 1992 doğumlu ...'a ait veraset ilamındaki mirasçıları adına miras payları oranında tesciline..” ibaresinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.